Anasayfa
Ana Menü
Anasayfa
İletişim
Detaylı Arama
Puan Cetveli
KATEGORİLER-1
Alışveriş Merkezleri
Arama Motoru
Alışveriş Siteleri
Bilgisayar Firmaları
Bakanlıklar
Bankalar
Belediyeler
Çocuklar İçin
Dergiler
Din & İslam
Dershaneler
Eğitim
Emniyet Müdürlükleri
Ecza Odaları
Forum Siteleri
Firmalar
Gazeteler
Futbol Kulüpleri
Finans & Borsa
Havayolu Şirketleri
Kargo ve Kurye
Haber Siteleri
Hosting Firmaları
İlan Duyuru
Kadınlar için
Milli Eğitim Müdürlükleri
Marketler
Nakliye Firmaları
Okullar
Oyun Siteleri
Otobüs Firmaları
Proğram İndir
Radyo Kanalları
Sağlık & Tıp
Sürücü Kursları
Spor Siteleri
Siyasi Partiler
Turizm ve Oteller
Tv Kanalları
Tercüme ve Çeviri
Valilikler
Üniversiteler
Yöresel Siteler
Web Stats

CHP'nin dayanışma yemeğinde kavga çıktı
 
Muğla'nın Milas ilçesinde CHP'nin dayanışma yemeğinde çıkan kavgada 3 kişinin darbedildiği belirtildi.
 

Alınan bilgiye göre, CHP Milas İlçe Başkanlığı tarafından Milas Belediye Evlendirme Salonu'nda düzenlenen dayanışma ve kaynaşma yemeğinde, henüz belirlenemeyen nedenle kavga çıktı.

Polis ekiplerinin müdahalesiyle güçlükle sona erdirilen kavgada 3 kişinin darbedildiği kaydedildi.

Milas Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, olaydan sonra 2 kişinin şikayetçi olduğunu belirterek, ''Kişilerden biri Milas Belediyesi itfaiyesinde görevli, olaya karışan ve şikayetçi olan ikinci kişi ise yemekte bulunuyormuş'' dediler.

CHP Milas İlçe Başkanı Muhammet Tokat ise olaydan haberi olmadığını ifade ederek, ''Ben yemekte bulunduğum sırada böyle bir olaya şahit olmadım'' diye konuştu.

 
Bazıları çok partili hayata ayak uyduramıyor
  
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Demokratik siyaseti, sivil siyaseti, özgürlükçü siyaseti örselemeye çalışmak bir millete yapılabilecek en büyük haksızlıktır'' dedi.
Devamını oku...
 
Kırca'nın 2 oğlu askerliğini nerede yaptı?
"Askeriye'nin ve İç Savaşın Reklam Kuşağı gibi çalışan (...darbecilikten atılma) atılma Ali Kırca'nın iki oğlu acep nerde yaptı askerlik görevini?

Askerlik beyanı

Hollanda Genel-kurmay Başkanı'nın oğlu, Afganistan'da yol kenarına yerleştirilen bir bombanın patlamasıyla öldü.

Geçtiğimiz kasım ayında Yeni Zelanda'nın Savunma Bakanı'nın teğmen yeğeni de Afganistan'da pusuya düşürülüp öldürülmüştü.

Prens Harry'nin (Charles'ın oğlu) birkaç ay boyunca Afganistan'da görev başında olduğu (asker olarak) ordaki varlığı keşfedilince, İngiltere'ye geri yollandığı da malum.

Tabii ki Hollanda Genelkurmay Başkanı'nın oğlu da ölmesin,
Yeni Zelanda Savunma Bakanı'nın yeğeni de.

Hiçbir muasır medeniyet ülkesi; el âlemin ülkesine (ne kadar 'iyi niyetlerle' ambalajlanmış söylemlerle de olsa) asker yollamasın ayrıca!

Neo-emperyalizmin dayatılmış insan (hakları) severliğine, karnımız tok.

Ve fakat Gelişmiş Ülke Genelkurmay Başkanı Oğlu'nun 'şehit' düşmüş olması oralarda; akla ister istemez bizim Şehit Edebiyatçıları'nı düşürüyor.
Devamını oku...
 
'Bunlar kim ki bizi yönetecekler'

Cumhuriyet Gazetesi yazarı Oral Çalışlar, Akdeniz Üniversitesi’nde yaşanan kavgayı değerlendirirken provokasyona dikkat çekiyor.

Türkiye’yi yöneten eski modern sınıf gelişmeyi hazmedemiyor diyen Çalışlar, "Bunlar kim ki bizi yönetecekler" şeklinde bir bakış var diyor. Darbe yapmak isteyen güçlerin Türkiye’de bir Türk-Kürt çatışmasını kışkırtabileceğini belirten Çalışlar “Gençlik atak, kavgacı bir mizaca sahip. Ateşlemeye müsait bir alan. Darbeciler buraya her zaman el atar.” diyor.

Antalya’daki öğrenci olaylarından sonra yaşananları değerlendirmek için görüşmeyi düşündüğüm ilk isim Cumhuriyet Gazetesi yazarı Oral Çalışlar olmuştu. Çünkü Çalışlar, 68 kuşağının öğrenci liderlerinden, hızlı devrimcilerindendi. 1969-71 yılları arasında Öğrenci Birliği genel sekreterliği yapan Çalışlar, 12 Mart ve 12 Eylül askerî darbelerinden sonra düşünceleri nedeniyle uzun yıllar hapis yatmıştı. Çalışlar’la Cumhuriyet Gazetesi’ndeki odasında görüştük. Konuşmamız boyunca Türkiye’de 1980 öncesinde olduğu gibi bir sağ-sol çatışmasının yaşanması için sosyal bir zemin olmadığını vurguladı. Başörtüsü sebebiyle bir kavga beklemediğini belirten Çalışlar, Türk-Kürt çatışmasının kışkırtılabileceğine dikkat çekti ve gençleri bu konuda provokasyonlara karşı uyanık olmaya çağırdı.

Devamını oku...
 
O bunu hep yapıyor!
- Tunceli bağımsız milletvekili Kamer Genç'in dün TBMM Genel Kurulu'nda Başbakan Erdoğan'a yönelik hakaretvari sözleri Meclis'i karıştırdı.

MECLİS'TE KAMER GENÇ PROVOKASYONU

Genel Kurulda söz alan Genç, AK Parti'nin Türkiye Cumhuriyeti'ni yönetemeyeceğini ileri sürerek,

''Türkiye'deki soygun ortada. Çankaya'ya çıkardığınız kişi, yeni uçaklar alarak bu ülkeyi yönetemez'' diye konuştu.

Genç'in bu sözleri bile AK Parti'li milletvekillerini tahrik etmeye yetmedi! Provokasyon dolu konuşmasını hakarete varan sözlerle süsleyen Genç, "Tayyip gelsin karşımda konuşsun, Ben ona gerekli dersi veririm" dediği anda Genel Kurul karıştı.

Genç'in üzerine yürümek isteyen bazı AK Parti'li milletvekillerini, MHP, CHP ve diğer AK Parti'li diğer milletvekilleri önledi. Genel Kurulda arbedeye varan, itiş ve kakışlar ve küfürleşmeler yaşandı.


Peki bu tahrik ilk miydi, Kamer Genç nasıl biri? Bağımsız milletvekili Genç, daha önce de ilginç açıklamalarıyla bulunduğu ortamı provoke etmişti. Peki "halkın seçtiği vekil" temsil makamında nasıl bir profil ortaya koyuyordu?

MECLİS KÜRSÜSÜNÜ İŞGAL EDİN!

Yükseköğretimde başörtüsü özgürlüğünü sağlayacak Anayasa değişikliği süreci ikinci tur oylamasında muhalefet partilerini Meclis kürsüsünü işgal etmeye davet etmiş, bunun üzerine Meclis'te gergin dakikalar yaşanmıştı.

İşte Kamer Genç’in ortamı geren o açıklamaları



AKP'Yİ KAPATIN YOKSA ERDOĞAN SİZE ÇARŞAF GİYDİRECEK

Kamer Genç, 27 Şubat'taki TBMM Genel Kurulu'nda da geleneği bozmadı. Kürsüye çıkan Genç, savcılara 'AKP'yi kapatın' çağrısında bulunmuştu. Genç, 'Erdoğan beyaz çarşafını giymiş geliyor. "Savcılara sesleniyorum. Eğer siz AKP'yi kapatmazsanız, Erdoğan size kara çarşaf giydirecek" şeklinde konuşmuştu.

KAMER GENÇ'TEN İNCİLER!

İşte Tunceli bağımsız milletvekili Kamer Genç’in başörtüsü sorununun çözümü için toplanan Meclis Genel Kurulu'nda sarfettiği "bu kadarına da pes" dedirten sözleri:

* Cumhurbaşkanı'nın, Başbakan'ın karıları türbanlarını çıkaracaklar ve diyecekler ki 'vallahi de billahi de bu İslam dininin bir gereği değildir. Biz bunları çıkaralım. Siz de çıkarın bu memlekette bu mesele hallolsun' diyecekler.

* Bir Cumhurbaşkanı seçmişsiniz ikide bir Arabistan’a gidiyor. Niye gidiyor buraya? Ne var Arabistan’da?

* Başka tehlikeler var onu bırakıyorsunuz gelmişsiniz türbanla uğraşıyorsunuz. Bu neye benziyor biliyor musunuz ? Osmanlı İmparatorluğu İstanbul’u İŞGAL ederken o zaman ki Bizans İmparatorluğu’nun melekler dişi miydi, erkek miydi onu tartışmasına benziyor.

* ( NOT: Osmanlı İstanbul’u işgal etti cümlesini biz genelde Rum, Yunan ve Batılılardan, Avrupalılardan duymaya alışmıştık ama…)

* Meclisimizin eşsiz temsilcisi Kamer Genç, usta siyasetçi oluşunu örneklerle de açıkladı. Bakın Kamer Genç’e göre siyasetçi nasıl olur, Vatandaştan oyunu nasıl ister ?

Politikacılar olarak bizler oy peşindeyiz oy. Acaba oyu milleti nasıl dolandırarak, yalan söyleyerek, milleti kandırarak oy alacağız peşinde koşuyoruz. Gerektiği zaman para veriyoruz. Gerektiği zaman her türlü yalanı söylüyoruz.”
 
Asıl yumrukçu Kamer Genç çıktı!

Tunceli bağımsız milletvekili Kamer Genç'in 'Meclis'te başkanvekili yumruklayan ilk vekil' ünvanına sahip olduğu ortaya çıktı!

İşte Sabah gazetesi yazarı Yavuz Donat'ın bugünkü köşesinde aktardığı ilginç bilgiler...

"Bir zamanlar" Kamer Genç "yine" milletvekiliydi. Adana milletvekili merhum Yılmaz Hocaoğlu da "TBMM Başkan Vekiliydi." Kamer Genç yine "ateşliydi, muhalifti, sözünü dudaktan gözünü budaktan esirgemezdi."

Başkanvekili Hocaoğlu da, Kamer Genç için, TBMM Başkanlık kürsüsünden, "mazur" derdi. Yani "onun mazereti var, hoş görülür, affedilir" anlamında. Yılmaz Hocaoğlu "aynı sözü" defalarca söylemişti.

Ve bir gün TBMM'deki görüşmelere "birkaç dakika ara verilmişti." Haftalardır "kinlenen" Kamer Genç, TBMM Başkanvekili Hocaoğlu'nun odasını basmıştı:

- Ben "mazurlu" muyum?.. Ne demek "mazurlu?" Yetti be!.

Ve "yumruğu patlatmıştı."

O BUNU HEP YAPIYOR!
 
PARALARDA İNÖNÜ RESMİ




KONU, siyasi kültürümüz açısından önemli olduğu için bugün de yazıyorum: İnönü’nün paralardan Atatürk’ün resmini çıkarıp kendi resmini koydurması...
AKP, Atatürk’e CHP’den daha mı yakın ki, paralarda onun resminin kaldırılmasını eleştiriyor?! AKP’nin CHP’yi bugünkü politikalarıyla eleştirmesi gerekmez mi?

Öte yandan, bugünkü CHP’nin sorunu 1939’da paralardaki resim değişikliği mi, yoksa tıkanıp kalmış olması, bir türlü büyümemesi ve hatta gittikçe içine kapanıp Recep Peker çizgisine yönelmesi midir?!

Kanun emri değil

Neyse, paralardaki resim meselesi güncel siyaset bakımından anlamsızdır ama başka bir açıdan çok önemlidir: Türkiye’de rejimin normalleşmesi gibi hâlâ tam çözemediğimiz derin problemin tarihi bir göstergesidir bu resim meselesi.
Bu açıdan önemli olduğu için, konunun hukuki tarafını araştırdım.
Osmanlı parasından cumhuriyet parasına geçişi düzenlemek için 30 Aralık 1925 tarihli bir kanun çıkarılmış. 2. maddesine göre, çeşitli mali kurumlardan oluşan bir komisyon “yeni paraların şekil ve suretini” hazırlayıp önerecek, Bakanlar Kurulu karara bağlayacaktır.

Bakanlar Kurulu, 16 Mart 1926 günlü kararnameyle yeni paranın şekillerini onaylıyor:

“Elli, yüz, beş yüz ve bin liralık paralar için Reisicumhur Hazretlerinin resmi.
Bir, beş ve on liralık paralar için cumhuriyetin resmedilecek bir simgesi.”

Demek ki, cumhurbaşkanının resmini koymak kanunun emri değildi. Milli Şef’in bir işaretiyle kararname de kanun da değişirdi zaten.
Kanuni gereklilik olmadığına göre, İnönü niye kendi resmini koydurdu? Bunun insani sebebi, elbette “ben” duygusudur. Ama İnönü, henüz kurumlaşmamış bir rejimin başında kendisini yeterince güvende hissetmemiş, otoritesini ‘tahkim’ etmek için “Milli Şef” olmuştur; paralardaki resim, bu siyasi tablonun bir simgesidir.

Sıkıntılı geçiş dönemi

Başvekillikten uzaklaştırılmış olan İsmet Paşa Ankara’da “menkub” yani “siyasi düşkün”dür! Yakup Kadri, o zaman İsmet Paşa’yla görüşmenin bile bir cesaret sayıldığını anlatır:
“Meğer, İsmet Paşa ‘tecrit’ olunmuş, göz hapsine alınmış bir durumda imiş! Şu halde, İsmet Paşa’nın kendisi de buna inanmış olacaktı ki, -başıma bir şey gelmesin diye- beni evine gizlice alıp görüşmek gibi bir ihtiyat tedbiri almayı lüzumlu görmüştü.”
İnönü’nün öldürüleceği söylentileri bile çıkmış, hatta Fevzi Çakmak, Pembe Köşk’ü askeri koruma altına almıştı!
İnönü de Cumhurbaşkanı olunca, kilit noktalara kendi adamlarını getirmiş, Atatürk’ün muhaliflerini yanına almıştır. 1927 CHP tüzüğünde Atatürk’e “Değişmez Genel Başkan” sıfatı verilmişti; onun vefatından 46 gün sonra, 26 Aralık’taki CHP kurultayında İnönü “Değişmez Genel Başkan” olmuştur.

Parti devleti sisteminde bu sıfat son derece önemlidir.
Bu kritik geçiş süreci hakkında Cemil Koçak’ın Milli Şef Dönemi adlı eserini tavsiye ederim.

İnönü böyle idi de, altı asırlık saltanatı deviren Atatürk kendini ve rejimini güvende hissedebilir miydi?!. 1950’de iktidara gelen DP, adeta kompleks halinde, sürekli olarak “ihtilal korkusu” yaşamamış mıydı?!. Bugün rejim sorununu tamamen oturtabildik mi?!
Netice: Artık bu köklü istikrarsızlık korkularını aşmalıyız, bunun da yolu liberal demokrasinin kurallarına herkesin, siyasetin, ordunun ve yargının uymasıdır.

TAHA AKYOL- MİLLİYET
 
Türk Okulları göğsümüzü kabartıyor

Pakistan’a resmi bir ziyarette bulunan Dışişleri Bakanı M. Ali Babacan İslamabad’da bulunan Türk Okulunu ziyaret etti.

Pakistan’ın Başkenti İslamabad’da 13 yıldan beri eğitim faliyetinde bulunan Uluslararası Türk Okulunun hizmete yeni başlayan kampüsünde incelemelerde bulundu. Pakistanlı öğrenciler Dışişleri Bakanı Babacan’ı okul girişinde iki ülke bayraklarıyla karşıladı. Öğrencilerle bir süre Türkçe olarak sohbet eden Dışişleri Bakanı daha sona kendisi için hazırlanan töreni izlemek amacıyla konferans salonuna geçti. Iki ülkenin milli marşlarının okunmasıyla başlayan törende Pak Türk okulu öğrencisi Raşkil Kamer’in ‘bu bayramda gelemedim anne’ şiirini izleyicilere duygulu anlar yaşattı.
Devamını oku...
 
CHP'li Kart: Annem de başörtülüydü neyin mücadelesini veriyoruz?
 
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, ortak toplumsal alanlarda kıyafeti sınırlayan herhangi bir yasal düzenleme olmadığını
CHP, Meclis'te başörtüsü özgürlüğünü engellemeye çalışırken vekiller, seçim bölgelerinde farklı bir strateji izliyor. Atilla Kart, "Başörtülüler askerî birimler dâhil her yere girebilmeli. Benim annem de başörtülüydü." dedi.
Devamını oku...
 
Türkiye, 'çirkin lobiye' karşı 'bor'a gözü gibi bakacak!
 
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın (TPAO) Irak jeolojisini en iyi bilen şirketlerden biri olduğunu belirterek, ''Irak tarafının da bunu değerlendireceğini ümit ediyoruz. TPAO'nun Irak'ta petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerinde bulunabilmesi için çalışıyoruz'' dedi.
Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 20 Toplam: 114
Anketler
Sizce Hangi Parti?
 
Eğitim Menü
Sayısal Meslekleri
Sözel Meslekleri
Eşit Ağırlık Meslekleri
Yazarların Gariplikleri
SBS Hakkında
Öğrenme Yöntemleri
Öss Kazanma Yolları
Ünlü Türk ressamları
Coğrafya Menüsü
Coğrafyada EN'ler
Ülkelerin Başkentleri
Kıtaların Özellikleri
Ülkeler Neleri ile Ünlü
Ülkeler Hakkında Bilgiler
Ülkeler Ders Notları
Coğrafya Nedir?
Temiz Enerji Kaynakları
TÜrkİye'de Madenler
Enerji Kaynaklari
Depreme Neden Olan Güneş Enerjisi mi?
İklim Değişikliği ve Küresel Isınma
Küresel Isınma
İnternet Menü
Alexa Sıralaması
Pagerank Artırma
Google ile Para Kazanma
Arama Motoru nasıl Çalışır
Arama Motoru nedir?
Arama Stratejileri
Google'de Yükselme Sırları
Pagerank Nedir
Tarih menüsü
Osmanlıca
Osmanlı Padişahları
Tarihteki İlk Toplu İş Sözleşmesi
Belgrad Ormanı
Kanuni Sultan Süleyman Kanunları
Osmanlı ve Türk Bakışı
Osmanlı Devleti'nde Arşivcilik
Fatih Devri ve Bilim Hayatı
Osmanlı Toplumunda Kadın
Osmanlı'da Kadının Yeri
Osmanlıda Temizlik
Harem nedir
Osmanlıda Sosyal Kontrol
 

Site Ekle - Toplist - PrSite - Tutku100  - Lider100 - Mega100NetBul - Coğrafya - Coğrafya - diyet - indir.com - silah oyunları -

toplist
Alemsiz Toplist - Siteni Ekle Sende KAZAN PR4 Toplist Alemsiz.Com Tiklat List Web Hosting